Daha fazla bilgi için KVKK bilgilendirmemizi, çerez kullanım ve gizlilik koşullarını inceleyebilirsiniz.
Oturum yönetimi, güvenlik ve temel site işlevleri için gereklidir. Bu çerezler olmadan site düzgün çalışmaz ve devre dışı bırakılamaz.
Ziyaretçilerin siteyi nasıl kullandığını anonim olarak ölçeriz. Hangi sayfaların popüler olduğunu ve kullanıcıların nerede zorluk yaşadığını anlamamıza yardımcı olur.
Size ve ilgi alanlarınıza uygun reklamlar göstermek için kullanılır. Kapatırsanız reklamları görmeye devam edersiniz, ancak daha az alakalı olabilirler.
Ege’nin mavisi, zeytinin yeşili ve tarihin derin izleriyle harmanlanmış komşu ülke Yunanistan, Türkiye’den seyahat edenler için her zaman en cazip rotaların başında gelmiştir. Genellikle İstanbul veya İzmir çıkışlı turların gölgesinde kalsa da, Ankara çıkışlı Yunanistan turları son yıllarda hem konfor hem de çeşitlilik açısından büyük bir gelişim göstermiştir. Başkentten hareketle, ister karayolunun nostaljik keyfini sürerek ister havayolunun hızıyla bir hafta sonu kaçamağı yaparak ya da kapsamlı bir büyük tur ile tüm ülkeyi baştan başa gezerek Yunanistan’ı keşfetmek mümkündür. Bu rehberde; vize süreçlerinden rota detaylarına, otobüs yolculuğunun inceliklerinden uçaklı turların avantajlarına, Yunan adalarının büyüleyici atmosferinden anakaranın tarihi zenginliklerine kadar Ankara çıkışlı bir Yunanistan seyahati hakkında bilmeniz gereken her şeyi en ince detayına kadar ele alacağız. Valizlerinizi hazırlayın, Başkent’ten Komşu’ya uzanan unutulmaz bir yolculuğa çıkıyoruz.
Ankara’dan yola çıkmadan önce, seyahatinizin sorunsuz geçmesi için bazı temel hazırlıkları yapmanız gerekir. Yunanistan bir Avrupa Birliği ülkesi olduğu için Türk vatandaşlarının (Bordo Pasaport) Schengen vizesi alması zorunludur. Ankara’daki Yunanistan Konsolosluğu veya yetkili aracı kurumlar üzerinden vize başvurunuzu seyahatinizden en az 1 ay önce yapmanız önerilir. Eğer Yeşil Pasaport (Hususi) sahibiyseniz, vize almanıza gerek kalmadan, sadece pasaportunuzun geçerlilik süresini kontrol ederek (seyahat bitiş tarihinden itibaren en az 3 ay daha geçerli olmalı) elinizi kolunuzu sallayarak sınırdan geçebilirsiniz. Yunanistan turlarında dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise mevsim seçimidir. Eğer kültür turları ve arkeolojik alanları gezmek istiyorsanız (Atina, Meteora, Selanik gibi) bahar ayları (Nisan-Mayıs ve Eylül-Ekim) idealdir. Ancak hedefiniz Yunan Adaları’nın turkuaz sularında serinlemekse, Haziran ve Ağustos arası en canlı dönemdir.
Ekonomik olması, yol üzerindeki manzaraların tadının çıkarılması ve "yolculuğun kendisinin bir deneyim olması" nedeniyle Ankara çıkışlı otobüsle Yunanistan turu, gezginlerin en çok tercih ettiği seçeneklerin başında gelir. Bu turlar genellikle gece yolculuğu ile başlar ve sabahın ilk ışıklarıyla sınır kapısına varılmasını hedefler.
Ankara’dan hareket eden lüks tur otobüsleri, genellikle İstanbul – Tekirdağ – Keşan güzergahını takip ederek İpsala Sınır Kapısı’na ulaşır. Ankara’dan İpsala’ya kadar olan yolculuk yaklaşık 7-8 saat sürer. Bu süre zarfında verilen molalar ve otobüs içi ikramlar yolculuğu konforlu hale getirir. İpsala’da Türk gümrüğünden çıkış ve Kipi (Yunanistan) gümrüğünden giriş işlemleri yapılır. Bayram veya özel tatil dönemlerinde sınırda yoğunluk olabileceğini göz önünde bulundurmakta fayda vardır. Ancak sabahın erken saatlerinde Yunanistan topraklarına girip, Trakya ovasında güneşin doğuşunu izlemek paha biçilemez bir deneyimdir.
Sınırdan geçtikten sonra otobüslü turların ilk ve en popüler durağı genellikle Kavala şehridir. Osmanlı döneminden kalma su kemerleri, Mehmet Ali Paşa’nın evi ve imarethanesi, şehrin tepesinden Ege Denizi’ne bakan kalesi ile Kavala, Türk turistler için oldukça tanıdık ve sıcak bir atmosfer sunar. Burada mutlaka meşhur Kavala kurabiyesinin tadına bakmalı ve sevdiklerinize hediye olarak almalısınız. Kavala’dan sonraki rota ise Ege’nin en büyük liman kentlerinden biri olan ve Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu şehir olmasıyla bizler için manevi değeri çok yüksek olan Selanik'tir. Otobüslü turlarda Selanik, genellikle konaklama yapılan ana merkezdir. Kordon boyu (Nikis Caddesi), Beyaz Kule, Aristoteles Meydanı ve elbette Atatürk Evi Müzesi, bu turların vazgeçilmez duraklarıdır. Otobüsle seyahat etmenin en büyük avantajı, şehirler arası geçişlerde bavul taşıma derdi olmadan, panoramik şehir turları ile bölgeyi keşfedebilmektir.
Zamanı kısıtlı olanlar, uzun otobüs yolculuklarından hoşlanmayanlar veya doğrudan Yunanistan’ın başkenti Atina’ya odaklanmak isteyenler için Ankara çıkışlı uçaklı Yunanistan turu en konforlu alternatiftir. Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan Atina’ya (veya aktarmalı olarak adalara) yapılan uçuşlar, seyahat süresini minimuma indirerek tatil süresini maksimuma çıkarır.
Otobüsle saatler süren yolculuk yerine, uçakla yaklaşık 1,5 - 2 saatlik bir uçuş (aktarmasız ise) veya İstanbul aktarmalı kısa bir bağlantı ile Atina Eleftherios Venizelos Havalimanı’na inebilirsiniz. Bu sayede Cuma akşamı iş çıkışı yola çıkıp, Pazar gecesi dönülecek bir hafta sonu turu bile organize etmek mümkündür.
Uçaklı turların merkezi genellikle Atina’dır. Tarihin ve mitolojinin başkenti olan bu şehirde, Akropolis ve üzerindeki Parthenon Tapınağı’nı görmek, antik dönemin havasını solumak büyüleyicidir. Akropolis Müzesi, Parlamento Binası önündeki Efsun askerlerinin nöbet değişim töreni, Plaka bölgesinin dar sokaklarında kaybolmak ve Monastiraki Meydanı’nda alışveriş yapmak uçaklı turların ana aktiviteleridir. Uçaklı turların bir diğer avantajı da, Atina’ya vardıktan sonra buradan feribotlarla yakındaki adalara (Aegina, Poros, Hydra) günübirlik geçiş yapabilme kolaylığıdır. Ankara’dan sabah uçağına binip, öğleden sonra bir Yunan adasında frappe içiyor olmak, uçaklı turların sunduğu lüksün en güzel örneğidir.
Eğer "Gitmişken her yeri göreyim, Yunanistan’ın hem doğasını hem tarihini hem de şehir hayatını tam anlamıyla yaşayayım" diyenlerdenseniz, Ankara çıkışlı büyük Yunanistan turu tam size göredir. Bu turlar genellikle 4 ila 7 gece arasında değişen konaklamalı programlardır ve Yunanistan anakarasının neredeyse tamamını kapsar.
Büyük Yunanistan turlarının en çarpıcı noktası şüphesiz Meteora bölgesidir. Teselya ovasının ortasında yerden yüzlerce metre yükseğe fırlamış devasa kaya bloklarının üzerine inşa edilmiş manastırlar, görenleri hayrete düşürür. "Havada asılı" anlamına gelen Meteora, hem doğal bir jeolojik harika hem de önemli bir dini merkezdir. Ankara’dan başlayan bu uzun soluklu turda, Meteora’nın mistik havasını solumak, fotoğraf tutkunları için eşsiz kareler yakalamak mümkündür.
Büyük tur kapsamında rotanız genellikle güneye, Mora (Peloponnese) Yarımadası’na kadar iner. Burada Ege ve İyon denizlerini birbirine bağlayan, mühendislik harikası Korint Kanalı'nı görmek heyecan vericidir. Kanalın daracık yapısından geçen gemileri izlemek ve köprü üzerinden fotoğraf çekmek turun unutulmaz anlarından biridir.
Büyük turlar bazen rotayı İyon Denizi kıyılarına, Parga ve Preveze gibi daha batıdaki şehirlere de çevirir. Parga, renkli evleri, dar sokakları ve kalesiyle adeta bir kartpostalı andırır. Osmanlı tarihinde önemli bir yeri olan Preveze ise denizcilik tarihi meraklıları için ilgi çekicidir. Büyük Yunanistan turu, Selanik’ten Atina’ya, Meteora’dan Yanya’ya kadar geniş bir coğrafyayı kapsadığı için, katılımcılarına Yunan kültürünün çeşitliliğini, bölgeler arası mimari ve mutfak farklarını gözlemleme şansı sunar. Bu tur, sadece bir tatil değil, aynı zamanda yoğun bir kültür dersidir.
Coğrafi gerçekler göz önüne alındığında, Ankara’nın sınıra olan uzaklığı (yaklaşık 700-800 km) Ankara çıkışlı günübirlik Yunanistan turu kavramını biraz zorlasa da, imkansız değildir ve belirli formatlarda uygulanmaktadır.
Bu tür turlar genellikle iki şekilde organize edilir:
Uçak ile Hızlı Transfer: Ankara’dan sabahın çok erken saatlerinde İstanbul aktarmalı veya (varsa) direkt Dedeağaç (Alexandroupoli) yakınlarına uçuş ve akşam dönüşü. Ancak bu seçenek maliyetli ve lojistik açıdan zordur.
Edirne/Trakya Turları ile Kombinasyon: En yaygın yöntem budur. Ankara çıkışlı bir Trakya turuna katılıp, turun bir gününü sınırdan günübirlik geçişe ayırmaktır. Ankara’dan otobüsle gece yola çıkılır, sabah Edirne’ye varılır ve buradan sınır geçilerek Dedeağaç (Alexandroupoli) ve İskeçe (Xanthi) bölgeleri gezilir.
Günübirlik turların ana hedefi genellikle sınıra en yakın büyük şehir olan Dedeağaç'tır. Burası, sahil şeridi, deniz feneri ve lezzetli deniz ürünleri sunan restoranlarıyla keyifli bir gün geçirmek için idealdir. Alışveriş yapmak (özellikle peynir, zeytinyağı ve freeshop ürünleri) ve bir Yunan tavernasında öğle yemeği yemek günübirlikçilerin önceliğidir. Vakti biraz daha iyi kullanan turlar, Türk nüfusunun yoğun olduğu İskeçe (Xanthi) şehrine de uğrayabilir. Özellikle İskeçe Karnavalı zamanında yapılan günübirlik turlar, Ankara’dan kalkıp bu renkli atmosferi yaşamak isteyenler için oldukça popülerdir. Günübirlik turlar yorucu olabilir ancak kısıtlı zamanda "yurt dışına çıkma" havasını solumak ve farklı bir mutfağı tatmak için harika bir fırsattır.
Yunanistan denilince akla gelen ilk imgelerden biri beyaz badanalı evleri ve mavi kubbeleriyle ünlü adalardır. Ankara çıkışlı turlarda Yunan Adaları genellikle iki şekilde programa dahil edilir:
Gemi (Cruise) Turları: Ankara’dan uçak veya otobüsle İzmir, Kuşadası veya Atina (Pire Limanı) gibi kalkış noktalarına transfer sağlanır ve buradan devasa cruise gemileriyle 3-4 günlük veya haftalık turlara çıkılır.
Feribot ile Ada Turları: Ege kıyılarımızdaki ilçelerden (Çeşme, Bodrum, Marmaris, Ayvalık) kalkan feribotlarla karşı adalara geçiş yapılır. Ankara’dan bu limanlara otobüs veya uçakla ulaşım sağlanır.
Santorini: Romantizmin başkenti. Volkanik yapısı, Oia köyündeki gün batımı manzarası ve lüks butik otelleriyle balayı çiftlerinin vazgeçilmezidir.
Mikonos: Eğlencenin ve gece hayatının merkezi. Daracık sokakları, rüzgar değirmenleri ve sabaha kadar süren partileriyle ünlüdür.
Sakız (Chios): Çeşme’nin hemen karşısında yer alan, damla sakızı ağaçlarıyla ve orta çağdan kalma köyleriyle (Mesta, Pyrgi) ünlü, daha sakin ve aile dostu bir adadır.
Rodos: Şövalyeler adası. Tarihi şehir merkezi, UNESCO Dünya Mirası listesindedir. Hem deniz tatili hem de tarih gezisi arayanlar için mükemmel bir kombinasyondur.
Midilli (Lesvos): Ayvalık’ın karşısında, zeytinyağı ve uzosuyla meşhur, geleneksel Yunan yaşamını en iyi yansıtan, büyük ve yeşil bir adadır.
Ankara’dan çıkıp Yunanistan’a vardığınızda, kendinizi evinizde gibi hissetmenizin en büyük sebebi mutfak kültürüdür. Türk ve Yunan mutfakları yüzyılların getirdiği etkileşimle birbirine çok benzer.
Taverna Kültürü: Yunanistan gezisinin olmazsa olmazı bir akşam taverna eğlencesidir. Canlı buzuki müziği eşliğinde, Sirtaki dansları ve tabak kırma ritüelleri (artık daha çok peçete atılsa da) unutulmaz bir deneyim sunar.
Ne Yenir?
Deniz Ürünleri: Kalamar (genellikle kızartma veya dolma), ahtapot ızgara ve karides saganaki (domates soslu peynirli) mutlaka denenmelidir.
Mezeler: Caciki (bizim cacıktan daha koyu kıvamlı), Yunan salatası (Horiatiki - üzerine bir kalıp feta peyniri konur), kabak kızartması.
Ana Yemekler: Musakka (bizimkinden farklı, beşamel soslu ve katmanlı), Souvlaki (çöp şiş), Gyros (Yunan döneri, genellikle domuz eti veya tavuktan yapılır, sipariş verirken sorulmalıdır).
İçecekler: Uzo (Yunan rakısı, daha anasonlu ve tatlımsı olabilir), Frappe (soğuk kahve) ve Yunan kahvesi.
Ankara’da yaşayanlar için deniz aşırı bir tatil planlamak bazen göz korkutucu olabilir. Ancak gelişen turizm organizasyonları ve artan ulaşım seçenekleri sayesinde, Yunanistan artık Ankaralılar için "Uzak Diyarlar" değil, "Kapı Komşusu" kadar yakındır. İster otobüsle yollara düşüp Trakya’nın ve Makedonya bölgesinin kokusunu içinize çekin, ister uçakla Atina’nın kalbine inip Akropolis’te tarihe tanıklık edin, ister büyük tur ile bir kültür maratonuna çıkın; Yunanistan size her zaman sıcak bir "Kalimera" (Günaydın) diyecektir. Ankara’nın gri bürokratik havasından sıyrılıp, Ege’nin mavisine ve sirtakinin neşeli ritmine kendinizi bırakmak için bir Yunanistan turu, kendinize verebileceğiniz en güzel hediyelerden biridir. Bavulunuzu hazırlayın, komşu sizi bekliyor!