Mezopotamya ovasına nazır bir dağın yamacına kurulmuş, taşın insan eliyle adeta bir dantele dönüştürüldüğü, dinlerin, dillerin ve kültürlerin harmanlandığı masalsı bir şehir: Mardin. Daracık sokaklarında gezinirken kulağınıza çalınan Süryanice bir ilahi, Arapça bir ezgi veya Türkçe bir türkü; bu şehrin binlerce yıllık hoşgörü kültürünün en güzel kanıtıdır.
"Gündüz seyranlık, gece gerdanlık..."
Mardinliler memleketlerini işte bu eşsiz sözle tanımlar. Gündüzleri uçsuz bucaksız sarı sıcak Mezopotamya ovasına bakarken içinizi bir huzur kaplar; geceleri ise ovanın karanlığında parlayan şehir ışıkları, gökyüzündeki yıldızlarla birleşerek dağın yamacında ışıl ışıl parlayan bir gerdanlık manzarası sunar. Eğer rotanızı Güneydoğu Anadolu'nun bu mistik şehrine çevirdiyseniz, Mardin'de gezilecek yerler listenizi hazırlarken size rehberlik edecek, tarih ve kültür kokan, detaylı bu rehberi başucu kaynağınız yapabilirsiniz. Mardin turu ile, Mardin'i adım adım gezebilirsiniz!
Tarihi İpek Yolu üzerinde yer alan bu kadim şehir, Artuklular, Akkoyunlular, Süryaniler, Ermeniler, Kürtler, Araplar ve Türklerin ortak mirasını günümüze kadar taşımıştır. Mimari dokusu o kadar eşsizdir ki, şehir adeta bir açık hava müzesi konumundadır. Hiçbir evin gölgesi diğerinin üzerine düşmez; her biri Mezopotamya ovasını kucaklayacak şekilde, güneşe ve rüzgara saygıyla inşa edilmiştir.
Şimdi gelin, sırt çantamızı takıp bu taş sokaklarda kaybolalım ve adım adım Mardin'i keşfedelim.
Mardin'de Gezilecek 10 Yer
Mardin, tarihi ve kültürel zenginliği ile ziyaretçilerine sayısız seçenek sunar. Şehri tam anlamıyla hissedebilmeniz için mutlaka görmeniz gereken, tarih kokan ve mimarisiyle büyüleyen en önemli 10 durağı sizin için derledik.
1. Deyrulzafaran Manastırı Mardin merkeze sadece 5 kilometre uzaklıkta bulunan Deyrulzafaran Manastırı, Süryani Kadim Cemaati'nin en önemli dini merkezlerinden biridir. 5. yüzyılda inşa edilen bu muazzam yapı, adını etrafında yetişen zafaran (safran) çiçeklerinden almıştır. Manastırın duvarlarında kullanılan taşların safranla harmanlandığı da rivayetler arasındadır.
-
Görülmesi Gereken Detaylar: Manastırın altında yer alan ve Hristiyanlık öncesine dayanan Güneş Tapınağı (Güneşe tapanların mabedi), 52 Süryani patriğinin mezarlarının bulunduğu bölüm ve bölgeye getirilen ilk matbaa makinesi.
2. Kasımiye Medresesi Artuklular döneminde inşasına başlanan ve Akkoyunlular döneminde tamamlanan Kasımiye Medresesi, Mardin'in en büyük ve en gösterişli yapılarından biridir. İki katlı, kubbeli ve tek avlulu bu medrese, sadece mimarisiyle değil, avlusunda bulunan havuzun taşıdığı felsefi anlamla da ziyaretçilerini büyüler.
-
Havuzun Sırrı: Çeşmeden akan su doğumu, suyun döküldüğü küçük havuz bebekliği, ardından gelen bölüm gençliği, ince uzun oluk yaşlılığı ve suyun toplandığı büyük havuz ise ölümü (mahşeri) temsil eder. Mezopotamya ovasına karşı tasavvufi bir derinlik sunan bu medrese, fotoğraf tutkunları için de eşsiz kareler sunar.
3. Dara Antik Kenti "Mezopotamya'nın Efes'i" olarak anılan Dara Antik Kenti, Mardin'in Oğuz Köyü sınırları içerisinde yer alır. Doğu Roma İmparatorluğu'nun (Bizans) Sasanilere karşı sınırlarını korumak amacıyla askeri bir garnizon kenti olarak kurduğu Dara, devasa su sarnıçları, kayalara oyulmuş görkemli nekropol (mezarlık) alanı ve zindanlarıyla sizi adeta bir zaman makinesine sokar. Özellikle "Galeri Mezar" adı verilen kemiklerin sergilendiği alan, dünyada eşine az rastlanır bir arkeolojik buluntudur.
4. Zinciriye Medresesi (İsa Bey Medresesi) 1385 yılında Artuklu Sultanı Melik Necmeddin İsa tarafından yaptırılan medrese, Mardin Kalesi'nin hemen eteklerinde, şehre hakim bir noktada yer alır. Dilimli kubbeleri, uzaktan bakıldığında Mardin silüetinin en dikkat çekici unsurlarındandır. Astronomi ve İslami ilimlerin okutulduğu bu medrese, özellikle gün batımında Mezopotamya ovasını seyretmek için en ideal noktalardan biridir.
5. Mardin Kalesi (Kartal Yuvası) Şehrin en yüksek noktasında yer alan ve "Kartal Yuvası" olarak bilinen Mardin Kalesi, 3000 yıllık bir geçmişe sahiptir. Subarular, Sümerler, Babiller, Asurlar, Romalılar ve Osmanlılar gibi sayısız medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Şu an askeri bölge statüsünde olduğu için kalede tam kapsamlı bir turistik gezi yapılamasa da, şehrin her noktasından görülebilen bu heybetli yapı, Mardin'in efsanevi duruşunun sembolüdür.
6. Mardin Ulu Camii (Cami-i Kebir) Artuklu mimarisinin en eski ve en önemli eserlerinden biri olan Ulu Camii, Mardin'in sembolik yapılarından biridir. 1176 yılında inşa edilen caminin en dikkat çekici özelliği, dilimli kubbesi ve üzerinde kufi sanatıyla yazılmış kitabelerin bulunduğu eşsiz minaresidir. Orijinalinde iki minareli olduğu bilinen caminin günümüze sadece tek minaresi ulaşabilmiştir.
7. Mardin Müzesi Eski Süryani Katolik Patrikhanesi binasında hizmet veren Mardin Müzesi, bölgenin tarihsel gelişimini kronolojik bir sırayla sunar. Tunç Çağı'ndan Asurlulara, Helenistik dönemden Osmanlı'ya kadar geniş bir yelpazede eserler barındırır. Özellikle "Kırk Hararamiler" efsanesine konu olan altın sikkelerin ve takıların bulunduğu bölüm ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekmektedir.
8. Kırklar Kilisesi (Mor Behnam) 569 yılında Süryaniler tarafından inşa edilen kilise, adını Hristiyanlık uğruna şehit edilen 40 askerden alır. Geniş bir avluya sahip olan kilise, taş işçiliği, ahşap işlemeli kapıları ve iç mekanındaki 400 yıllık kök boyası baskılı perdeleriyle oldukça etkileyicidir. Pazar günleri gerçekleştirilen ayinler, Süryani kültürünü yakından tanımak isteyenler için ruhani bir deneyim sunar.
9. Mardin Evleri ve Abbaralar Mardin'i Mardin yapan en önemli unsur sivil mimarisidir. Sarı kalker taşından yapılmış, dışarıdan bakıldığında kale gibi görünen ama içi serin ve ferah olan bu evler, labirent gibi sokaklarla birbirine bağlanır. "Abbara" adı verilen, evlerin altından geçen ve sokakları birbirine bağlayan tünel şeklindeki kemerli geçitler, yazın kavurucu sıcağında serinlemek için doğal birer sığınaktır. Mardin sokaklarında amaçsızca kaybolmak, aslında şehri gezmenin en güzel yoludur.
10. Revaklı Çarşı (Sipahiler Çarşısı) ve Bakırcılar Çarşısı Tarihi dokunun içinde alışveriş yapmak ve yerel kültürü solumak için çarşılar vazgeçilmezdir. Revaklı Çarşı, adını önündeki kemerli revaklardan alır ve burada yöresel ürünler, şallar, sabunlar bulabilirsiniz. Hemen yakınındaki Bakırcılar Çarşısı'nda ise çekiç sesleri eşliğinde bakır ustalarının yüzyıllardır süregelen zanaatlarını nasıl icra ettiklerine şahit olabilir, sevdiklerinize el emeği göz nuru hediyeler alabilirsiniz.
Mardin Merkezde Gezilecek Yerler
Mardin turu Ankara çıkışlı seçenekleri genellikle ikiye ayırmak gerekir: "Eski Mardin" ve "Yeni Mardin". Bizim bahsettiğimiz o tarihi, mistik ve büyüleyici doku tamamen "Eski Mardin" olarak adlandırılan tarihi sit alanındadır. Mardin Merkezde Gezilecek Yerler denildiğinde asıl kastedilen, Birinci Cadde ve onun etrafında şekillenen tarihi binalardır. Araç trafiğinin oldukça sınırlı olduğu (ve bazen hiç olmadığı) bu bölgeyi yürüyerek gezmek esastır. Hatta dik merdivenli dar sokaklarda çöplerin hala geleneksel olarak kadrolu eşeklerle toplandığını görmek sizi şaşırtmasın.
-
Birinci Cadde: Şehrin kalbinin attığı yerdir. Trafiğe açık tek ana arter olan bu cadde üzerinde yürürken sağlı sollu dükkanlar, gümüşçüler, kuruyemişçiler ve tarihi binalar size eşlik eder.
-
PTT Binası (Şahtana Ailesi Evi): Sivil mimarinin en görkemli örneklerinden biridir. 1890 yılında Ermeni mimar Lole tarafından inşa edilen bu konak, uzun yıllar postane olarak kullanılmış, günümüzde ise sosyal tesis ve müze olarak hizmet vermektedir. Taş işçiliğinin adeta bir dantel gibi işlendiği bu bina, fotoğraf çekimi için popüler bir noktadır.
-
Sabancı Kent Müzesi: Şehrin kültürel ve günlük yaşamını, tarihini ve dokusunu anlamak için harika bir duraktır. Eski bir kışla binası olan bu yapı, restore edilerek şehre kazandırılmıştır.
-
Şehidiye Medresesi ve Camii: Birinci Cadde üzerinde yürürken karşınıza çıkacak olan bu yapı, zarif minaresiyle dikkat çeker. Özellikle akşam saatlerinde ışıklandırıldığında büyüleyici bir manzarası vardır.
-
Latifiye Camii: Kapısındaki muazzam ahşap oymacılığı ve taş süslemeleriyle, Mardin'in en güzel camilerinden biridir. Avlusundaki şadırvan ve serinlik, kısa bir mola vermek için idealdir.
-
Kültür Sokağı: Yöresel kahvelerinizi yudumlayabileceğiniz, sanat atölyelerini gezebileceğiniz ve Mardin'in modern ile geleneksel yüzünün harmanlandığı keyifli bir sokaktır.
Merkezi gezerken yorulduğunuzda mutlaka bir kafenin terasına çıkıp mırra (acı Arap kahvesi) veya Süryani kahvesi (çift kavrulmuş, kakuleli) içerek o uçsuz bucaksız Mezopotamya manzarasına karşı dinlenmeyi unutmayın.
Midyat'ta Gezilecek Yerler
Mardin seyahatinin olmazsa olmaz ikinci büyük ayağı Midyat'tır. Mardin merkeze yaklaşık 1,5 saatlik (65 km) bir sürüş mesafesinde yer alan Midyat, telkari sanatı, devasa taş konakları ve Hristiyan Süryani kültürünün en yoğun yaşandığı ilçe olmasıyla öne çıkar. Dillerin ve dinlerin kardeşliği Midyat sokaklarında daha da belirgindir. Midyat'ta Gezilecek Yerler listenizi şu şekilde oluşturabilirsiniz:
-
Midyat Devlet Konukevi (Sıla Konağı): Türkiye'nin dört bir yanından turist çeken, pek çok ünlü televizyon dizisine (Sıla, Hercai vb.) ev sahipliği yapmış o meşhur konaktır. Üç katlı, geniş avlulu ve muazzam bir taş işçiliğine sahip olan konağın en üst katındaki teras, tüm Midyat'ı ayaklarınızın altına serer.
-
Mor Gabriel (Deyrulumur) Manastırı: Midyat merkeze 22 km mesafede bulunan bu manastır, dünyanın ayakta kalan en eski Süryani Ortodoks manastırıdır. 397 yılında kurulan Mor Gabriel, mimarisi, mozaikleri ve tarihi önemiyle sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en önemli dini merkezlerinden biridir. Turist rehberleri eşliğinde yapılan gezilerde, manastırın yüzyıllar boyunca eğitim ve ibadet merkezi olarak nasıl korunduğunu dinlemek oldukça etkileyicidir.
-
Midyat Gümüşçüler Çarşısı (Telkari): Telkari, gümüş telin ince ince işlenerek sanata dönüştürülmesi işlemidir ve bu sanatın kalbi Midyat'tır. Çarşıdaki atölyelerde ustaların gümüşü ateşte nasıl erittiklerini ve şekil verdiklerini izleyebilir, sevdiklerinize zarif kolyeler, yüzükler ve tepsiler alabilirsiniz.
-
Cevat Paşa Camii: Kesme taştan, kalın duvarlı ve tek minareli yapısıyla dikkat çeken cami, Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında inşa edilmiştir ve Midyat'ın İslam mimarisindeki önemli örneklerindendir.
-
Tarihi Midyat Evleri ve Gelüşke Hanı: Midyat'ın ara sokaklarında gezinirken karşınıza çıkan, "katori" adı verilen sarı kalker taşından yapılmış evler, görsel bir şölen sunar. Eski bir ticaret hanı olan Gelüşke Hanı ise günümüzde restore edilmiş olup yorgunluk kahvesi içmek için harika bir mekandır.
-
Meryem Ana Kilisesi: Midyat merkezde yer alan ve Süryani Kadim cemaatine ait olan bu kilise, çan kulesi ve taş işlemeleriyle bölgenin çok kültürlü yapısını yansıtan önemli duraklardan biridir.
Mardin Seyahatinde Ne Yenir? (Gastronomi Rehberi)
En az 2000 kelimelik bir rehber hazırlarken Mardin mutfağına değinmemek, bu zengin kültüre büyük haksızlık olur. Baharat Yolu üzerinde bulunmasının avantajını mutfağına sonuna kadar yansıtan Mardin, tam bir gastronomi cennetidir.
-
Kaburga Dolması: Kuzu kaburgasının içine badem, fıstık, kuşbaşı et ve baharatlarla harmanlanmış pirinç doldurularak ağır ateşte saatlerce pişirilmesiyle hazırlanır. Mardin mutfağının şahıdır.
-
Sembusek: Kapalı lahmacun olarak da bilinen sembusek, sac üzerinde veya fırında pişirilir ve muazzam bir lezzete sahiptir.
-
İrok ve İkbebet: İrok kızarmış içli köfte, ikbebet ise haşlanmış içli köftedir. Mardin usulü baharatlarla fark yaratırlar.
-
Dobo: Kuzu kolunun badem, sarımsak ve çeşitli baharatlarla kendi suyunda yavaşça pişirilmesiyle yapılan, Süryani mutfağına özgü efsanevi bir et yemeğidir.
-
Kiliçe (Hayat Çöreği): Süryanilerin düğün ve cenaze gibi önemli günlerinde yaptıkları, anason, rezene, tarçın ve mahlep içeren enfes bir çörektir.
-
Süryani Şarabı: Bölgede yetişen Mazıdağı ve Midyat üzümlerinden ev yapımı tekniklerle üretilen, Türkiye'nin en karakteristik şaraplarındandır.
Sık Sorulan Sorular
Mardin seyahatinizi planlarken aklınıza takılabilecek soru işaretlerini gidermek için en çok merak edilen detayları sizin için derledik.
Mardin'in nereleri gezilir?
Mardin gezisi temelde 3 ana bölgeye ayrılır:
-
Eski Mardin (Merkez): Birinci Cadde, Zinciriye ve Kasımiye Medreseleri, Ulu Camii, Mardin Müzesi, Kırklar Kilisesi ve tarihi çarşılar (Bakırcılar vb.).
-
Mardin Çevresi (Antik ve Dini Merkezler): Deyrulzafaran Manastırı ve Dara Antik Kenti.
-
Midyat ve Çevresi: Midyat Konukevi, Telkari Çarşısı, tarihi Midyat sokakları ve Mor Gabriel Manastırı. Ayrıca vaktiniz varsa Savur ilçesi de (küçük Mardin olarak bilinir) ve Nusaybin'deki Mor Yakup Kilisesi de görülmeye değer yerlerdendir.
Mardin'in 5 harikası nelerdir?
Resmi bir liste olmamakla birlikte, tarihçiler ve gezginler tarafından kabul gören, mimarisi, tarihi ve hikayeleriyle ön plana çıkan "Mardin'in 5 Harikası" şunlardır:
-
Dara Antik Kenti: Muazzam sarnıçları ve nekropol alanıyla.
-
Deyrulzafaran Manastırı: Binlerce yıllık tarihi ve Güneş Tapınağı ile.
-
Kasımiye Medresesi: Felsefi havuzu ve kusursuz taş oymacılığıyla.
-
Mor Gabriel Manastırı: Dünyanın ayakta kalan en eski Süryani manastırı olmasıyla.
-
Mardin Ulu Camii: Benzersiz dilimli minaresi ve Mezopotamya'ya hakim silüetiyle.
Mardin 1 günde gezilir mi?
Açık ve net bir cevap vermek gerekirse: Hayır, Mardin 1 günde gezilmez. Eğer sadece 1 gününüz varsa, maalesef şehrin ruhunu hissetmek yerine sürekli koşturmak zorunda kalırsınız. 1 günde ancak Eski Mardin merkezindeki Birinci Cadde, bir medrese (Zinciriye veya Kasımiye) ve belki merkezdeki çarşıları gezebilirsiniz. Ancak Dara Antik Kenti, Deyrulzafaran Manastırı ve özellikle Midyat bölgesi 1 günlük süreye sığmaz. Mardin'i hakkıyla gezmek, sindirerek o tarihi havayı solumak, yöresel lezzetleri tatmak ve akşam Mezopotamya'ya karşı kahvenizi yudumlamak için en az 2 gece 3 günlük bir seyahat planlamanız tavsiye edilir. İdeal olanı ise 4 gündür.
Mardin'e gidince ne yapılır?
Mardin sadece bir şeyler "görmek" değil, "deneyimlemek" üzerine kurulu bir şehirdir.
-
Kaybolun: Abbaralardan geçerek Eski Mardin'in dar, merdivenli sokaklarında harita kullanmadan kaybolun.
-
Fotoğraf Çekin: Mezopotamya ovasına karşı, taş evlerin teraslarında gün batımını mutlaka fotoğraflayın.
-
Süryani Kültürünü Tanıyın: Manastırları ziyaret edin, Süryani şarabı tadımı yapın ve Kırklar Kilisesi'nde geçmişe tanıklık edin.
-
Alışveriş Yapın: Bıttım sabunu, telkari gümüş takılar, badem şekeri (mavi badem), cevizli sucuk ve yöresel kahveler (dibek, Süryani, mırra) alın.
-
Gastronomi Turu Yapın: Reyhani müziği eşliğinde yöresel bir restoranda kaburga dolması yiyin.
Mardin'e hangi aylarda gidilmeli?
Mardin, karasal ve sıcak bir iklime sahiptir. Bu nedenle zamanlama çok önemlidir.
-
En İyi Aylar: Nisan, Mayıs, Eylül ve Ekim. Bu aylarda hava ne çok sıcak ne de dondurucu soğuktur. Sokaklarda yürümek, merdivenleri inip çıkmak oldukça keyiflidir.
-
Kaçınılması Gereken Aylar: Haziran, Temmuz ve Ağustos. Mardin'de yaz ayları kavurucu sıcaktır; sıcaklıklar gölgede bile 40-45 dereceleri bulabilir. Eski şehrin taş dokusu sıcağı hapsederek yürüyüşü oldukça zor, hatta bunaltıcı bir hale getirebilir. Kış ayları (Aralık-Şubat) ise oldukça soğuk ve rüzgarlı geçebilir.
Mardin'in hangi ilçesi meşhur?
Mardin'in turistik açıdan şüphesiz en meşhur ilçesi Midyat'tır. Taş konakları, dizi setleri, Süryani köyleri (özellikle Anıtlı - Hah Köyü) ve telkari gümüş işçiliği Midyat'ı uluslararası bir üne kavuşturmuştur. Bunun dışında, yeşilliği ve suyuyla öne çıkan Beyazsu bölgesiyle Nusaybin ve eski konaklarıyla "Minyatür Mardin" olarak anılan sessiz sakin Savur ilçesi de giderek daha fazla popülerleşmektedir.
