Daha fazla bilgi için KVKK bilgilendirmemizi, çerez kullanım ve gizlilik koşullarını inceleyebilirsiniz.
Oturum yönetimi, güvenlik ve temel site işlevleri için gereklidir. Bu çerezler olmadan site düzgün çalışmaz ve devre dışı bırakılamaz.
Ziyaretçilerin siteyi nasıl kullandığını anonim olarak ölçeriz. Hangi sayfaların popüler olduğunu ve kullanıcıların nerede zorluk yaşadığını anlamamıza yardımcı olur.
Size ve ilgi alanlarınıza uygun reklamlar göstermek için kullanılır. Kapatırsanız reklamları görmeye devam edersiniz, ancak daha az alakalı olabilirler.
Ihlara vadisi girişi kapalı olduğundan, hava ve yol şartları müsait olduğu takdirde Belisırma veya Selime Katedrali (ilgili noktaların müsait olması halinde) gezisi gerçekleştirilecektir.
Siz değerli misafirlerimizle ‘Güzel Atlar Diyarı’ olarak bilinen, masal diyarı Kapadokya’ya doğru yolculuğumuza başlıyoruz. Güzergâhımız üzerinde vereceğimiz dinlenme molalarını takiben sabah saatlerinde Kapadokya bölgesine ulaşıyoruz. Ülkemizin en büyük göllerinden Tuz Gölü'nde kısa bir fotoğraf molası veriyoruz. Tesiste vereceğimiz sabah kahvaltısı molasının ardından (isteğe bağlı-Ekstra) 14 km uzunluğuyla ve içinden akan Melendiz Çayı’nın güzelliğiyle bizleri karşılayan Ihlara Vadisi ile gezimize başlıyoruz. Vadi içindeki gezimizde güvercinlikleri ve Bizans Dönemi’nden kalma kiliseleri (Ağaçaltı, Yılanlı) görme fırsatı buluyoruz.
Sonrasında aracımızla ülkemizdeki krater göllerinden Narlıgöl’e ulaşıyoruz. Fotoğraf molamızdan sonra kısa bir yolculukla Hititler Dönemi’nden itibaren kullanılmaya başlayan, bölgede yaşayan halkların saklanmak için inşa ettikleri, yer yer 100 metre derinliğe kadar ulaşan Yeraltı Şehri gezimiz geçmişin izlerini bizlere hissettiriyor. (Derinkuyu, Kaymaklı, Özkonak yeraltı şehirlerinden yoğunluğu bakımından müsait olan yer altı şehri gezilecektir.)
Yeraltı Şehri gezimiz sonrasında yine aracımızla peribacalarının arasından geçerek, tamamen bir kaya bloğunun içine oyularak yapılan ve öğle yemeğimizi alacağımız restorana gidiyoruz (isteğe bağlı). Ardından Avanos ilçesinden geçerken Kızılırmak’ı da göreceğiz ve Kızılırmak’tan çıkarılan kırmızı toprakla yapılan çanak ve çömleklerin eski yöntemlerle yapımını izleyebileceğimiz ve alışveriş yapabileceğiniz Çanak-Çömlek Atölyesi’ne gidiyoruz.
Kısa bir yolculuk sonrası kayaların oyulması ile elde edilmiş eski yerleşim birimlerinin yer aldığı Çavuşin Ören Yeri’ni görüyoruz. Günümüzün son uğrak noktaları; Erciyes ve Hasan Dağları’nın milyonlarca yıl boyunca biriktirdiği tüflerin, doğal etkenlerle oyularak oluşturduğu ve insanların tarih boyunca yaşam alanı olarak kullandıkları Peribacalarının en güzel örneklerini göreceğimiz Dervent Vadisi ve Paşabağ Vadisi gezilerimizi gerçekleştiriyoruz. Peribacalarının aldığı şekiller sizleri fazlasıyla hayal dünyanıza götürecek.
Bugünkü gezimizi tamamlayıp otelimize gidiyoruz. Konaklama otelimizde.
Dileyenler sabah erken saatlerde uyanarak Balon Uçuşu veya Balon seyrine katılabilir, arzu eden misafirlerimiz ise gün içerisinde Atv turu, At safari programına katılabilirler. (İsteğe bağlı) Rehberimiz sizleri balon, ATV turu, at safari turları için bilgilendirecektir.
Sabah kahvaltımızın ardından otelimizden ayrılarak Onyx ve diğer değerli taşların hem yapımının hem de tanıtımının gerçekleşeceği Onyx Atölyesi gezimizle günümüze başlıyoruz. Kısa bir yolculukla ulaşacağımız meşhur Üçgüzeller Peribacalarına ulaşıyoruz. Fotoğraf molamızdan sonra Kapadokya bölgesinin en yüksek noktası olan ve zamanında savunma amaçlı bir kale olarak kullanılan Uçhisar Kalesi’nin olduğu Uçhisar bölgesine gidiyoruz. Burada ki gezimizde kayaların içine oyularak yapılmış ve tarih boyunca gübre ihtiyacı için kullanılmış Güvercinlikleri de görme şansımız olacaktır. Ülkemizdeki en çok ziyaret edilen müzelerden biri olan Göreme Açıkhava Müzesi Kapadokya bölgesinde ki son uğrak noktamız olacak. Vadi içinde kayalar oyularak kurulmuş ve Hristiyanlığın ilk dönemlerinden beri kullanılmış kiliseler, yaşam alanları ve kiliselerdeki freskler rehberimizin aktardığı bilgilerle bütünleşecektir. Dünya Kültür Mirası Listesinde yer alan Açık Hava Müzesi'ndeki gezimiz sonrası Anadolu'nun görkemli uygarlıklarından Hititler in MÖ 2000-mö 1800 arasında tabaklama sanatını geliştirdikleri bölgelerden olan Kapadokya'da, günümüz ustalarının işleyerek hazırladıkları deriden yapılma ürünlerin örneklerini görebileceğimiz mağazaya uğruyoruz. Burada dileyen misafirlerimiz alışverişlerini yapabilirler. Bölgede ki gezilerimizi tamamlayarak Hacıbektaş ilçesine geçiyor, Alevi-Bektaşi anlayışının yayılım gösterdiği coğrafyada önemli bir yere sahip olan Bektaşi tarikatının piri Hacı Bektaş Veli'nin makamını ziyaret ediyoruz. Burada ki ziyaretimizde müze olarak hizmet veren Aşevi, Meydanevi, Türbe bölümlerini gördükten sonra aracımızla İstanbul’a yolculuğumuza başlıyoruz. Bir başka organizasyonda buluşmak üzere sizleri aldığımız noktalarda bırakarak vedalaşıyoruz
İlk yorumu siz yapın