Daha fazla bilgi için KVKK bilgilendirmemizi, çerez kullanım ve gizlilik koşullarını inceleyebilirsiniz.
Oturum yönetimi, güvenlik ve temel site işlevleri için gereklidir. Bu çerezler olmadan site düzgün çalışmaz ve devre dışı bırakılamaz.
Ziyaretçilerin siteyi nasıl kullandığını anonim olarak ölçeriz. Hangi sayfaların popüler olduğunu ve kullanıcıların nerede zorluk yaşadığını anlamamıza yardımcı olur.
Size ve ilgi alanlarınıza uygun reklamlar göstermek için kullanılır. Kapatırsanız reklamları görmeye devam edersiniz, ancak daha az alakalı olabilirler.
Sabancı Merkez Camii - Tarihi Taş Köprü - Adana Sinema Müzesi - Atatürk Evi Müzesi - Ulu Camii - Büyük Saat Kulesi - Titus Su Kanalları - Beşikli Mağara - Hatay Gastronomi Çarşısı - The Museum Hotel Antakya - St. Pierre Kilisesi - Harbiye Şelaleleri - Eshab-ı Kehf Mağarası - Nusrat Mayın Gemisi - Kleopatra Kapısı - St. Paul Kuyusu ve Evi - Şahmeran Heykeli - Makam Camii - Tarsus Şelalesi
Sabah saatlerinde Adana’ya ulaşıyoruz. Kahvaltı molamızın ardından günün ilk gezi durağı olarak, mimari özellikleriyle Sultanahmet ve Selimiye Camileri’ni andıran görkemli Sabancı Merkez Camii’ni ziyaret ediyoruz. Rehberimizin caminin tarihi ve mimari özellikleri hakkında gerçekleştireceği anlatımların ardından Adana’nın simge yapılarından biri olan Tarihi Taş Köprü’ye hareket ediyoruz. Roma döneminden günümüze ulaşan bu eşsiz yapı üzerinde kısa bir fotoğraf molası vererek Adana’nın tarihî atmosferini yakından hissediyoruz.
Ardından eski bir Adana evinde şehre kazandırılan Adana Sinema Müzesi’ni ziyaret ediyoruz. Türk sinemasına ve özellikle Adana’nın yetiştirdiği yönetmen, oyuncu ve yapımcılara ait eserlerin sergilendiği müzede, sinema tarihine keyifli bir yolculuk gerçekleştiriyoruz. Sonraki durağımız ise Mustafa Kemal Atatürk’ün Adana ziyaretleri sırasında konakladığı ve günümüzde müze olarak hizmet veren Atatürk Evi Müzesi oluyor. Tarihi atmosferiyle dikkat çeken bu özel yapıyı ziyaretimizin ardından öğle yemeği için serbest zaman veriyoruz. Dileyen misafirlerimiz bu süre içerisinde Adana’nın kendine özgü sokak lezzetlerini deneyimleyebilir; yöreyle özdeşleşen Muzlu Süt ve Kedi Batmaz gibi farklı tatları keşfedebilirler.
Öğle molamızın ardından Adana’nın önemli tarihî yapılarından Adana Ulu Camii’ni dışarıdan görüyor ve ardından şehrin modernleşme sürecinin simgelerinden biri olan Tarihi Büyük Saat Kulesi’ni fotoğraflıyoruz. Adana gezimizin ardından günün yorgunluğunu atmak üzere otelimize hareket ediyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, farklı dinlerin ve kültürlerin yüzyıllar boyunca bir arada yaşadığı, hoşgörü ve medeniyetlerin buluşma noktası Antakya’ya doğru hareket ediyoruz. Yol güzergâhımız üzerinde Belen Geçidi’ni geçerek bölgenin eşsiz manzaraları eşliğinde Antakya’ya ulaşıyoruz.
Ardından Antakya’nın Akdeniz’e açılan kapısı konumundaki Samandağ’a hareket ediyoruz. İlk olarak Selevkoslar döneminden izler taşıyan Seleukeia Pieria Antik Kenti çevresine ulaşıyor, ardından Roma döneminin mühendislik harikalarından biri olarak kabul edilen Titus Su Kanalları’nı keşfediyoruz. Dağın kayalıkları oyularak oluşturulan bu etkileyici yapıda gerçekleştireceğimiz yürüyüşün ardından hemen yanı başında bulunan Beşikli Mağara’yı ziyaret ediyoruz.
Gezimizin ardından öğle yemeğimizi, yöresel mutfağının zenginliğiyle UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’nda yer alan Hatay Gastronomi Çarşısı’nda alıyoruz. Hatay’ın birbirinden özel yöresel lezzetlerini tatma fırsatı bulacağımız molamızın ardından Antakya şehir merkezine hareket ediyoruz. Burada arkeolojik kazılar sırasında ortaya çıkarılan tarihi kalıntıların sergilendiği The Museum Hotel Antakya müzesini ziyaret ediyoruz.
Sonraki durağımız ise Hristiyanlık tarihinin en önemli kutsal mekânlarından biri olan St. Pierre Kilisesi oluyor. Habib Neccar Dağı’nın eteklerinde yer alan ve dünyanın ilk mağara kilisesi olarak kabul edilen bu özel yapıyı ziyaret ederek, aynı zamanda Antakya’nın etkileyici panoramik manzarasını fotoğraflama fırsatı buluyoruz.
Günün son gezisi için Harbiye’ye (Defne) hareket ediyoruz. Antik dönemlerde Antakyalı zenginlerin yazlık bölgesi olarak kullandığı Harbiye’de, yemyeşil doğa içerisinde çağlayanları ve su kaynaklarıyla bölgenin huzur veren atmosferini keşfediyoruz. Harbiye gezimizin ardından İskenderun’daki otelimize hareket ediyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından Tarsus’a doğru hareket ediyoruz. İlk durağımız, hem Hristiyanlık hem de İslamiyet açısından önemli bir yere sahip olan ve halk arasında “Yedi Uyurlar” olarak bilinen Eshab-ı Kehf Mağarası oluyor. Mağara ziyaretimizin ardından Çanakkale Savaşları’nın seyrini değiştiren ve deniz savaşlarında büyük rol oynayan Nusrat Mayın Gemisi’nin sergilendiği Çanakkale Parkı’na gidiyoruz. Tarihe tanıklık eden bu önemli gemiyi yakından gördükten sonra Tarsus’un simge yapılarından Kleopatra Kapısı’nı fotoğraflıyoruz.
Ardından Hristiyanlık tarihinin önemli isimlerinden St. Paul’un doğduğu kabul edilen Tarsus’un tarihi sokaklarına geçiyoruz. Vatikan tarafından hac merkezi olarak kabul edilen St. Paul Kuyusu ve Evi’ni ziyaret ederek Tarsus’un inanç ve kültür tarihine yakından tanıklık ediyoruz. Müze ziyaretimizin ardından tarihi Tarsus evleri arasında keyifli bir yürüyüş gerçekleştirerek Şahmeran Heykeli’ne ulaşıyor ve burada fotoğraf molası veriyoruz.
Gezimizin devamında Danyal Peygamber’in makamının bulunduğuna inanılan Makam Camii’ni görüyor, ardından Tarsus’un yöresel lezzetlerinden olan cezerye alışverişi için serbest zaman veriyoruz. Serbest zamanımızın ardından doğayla tarihin buluştuğu Tarsus Şelalesi’ne hareket ediyoruz. Antik Kydnos Mezarları üzerinden akan Berdan Çayı’nın oluşturduğu bu etkileyici doğal güzellik çevresinde keyifli bir yürüyüş gerçekleştiriyoruz. Tarsus gezimizin ardından İstanbul’a dönüş yolculuğumuza başlıyoruz. Keyifli anılar, eşsiz lezzetler ve unutulmaz keşiflerle tamamladığımız turumuzun sonunda siz değerli misafirlerimizi aldığımız noktalarda bırakarak bir başka organizasyonlarımızda yeniden buluşmak dileğiyle vedalaşıyoruz.
İlk yorumu siz yapın